Doğum
Untitled Document

Normal seyrinde giden bir gebelikte doğum eylemi, 37 - 42. haftalar arasında herhangi bir zamanda başlayabilir. Aylar boyu bebeğini karnında taşımış bir anne için artık en önemli an gelmiştir. Gebeliğin son döneminde yalancı sancıların olabileceği bilindiğinden, doğum belirtilerinin neler olduğunu gözden geçirmekte yarar vardır:

Doğum belirtileri:

1. Nişan gelmesi: Rahim ağzını bir tıkaç gibi tıkayan sümüksü maddenin kanla karışık olarak vajenden atılması genelde doğumun ilk işaretidir. Doğum sancıları başlamadan saatler hatta birkaç gün önce gelebileck nişan, hemen hastaneye gitmeyi gerektirmez. Doktora danışılarak gerçek ağrıların başlaması beklenir.



2. Doğum ağrılarının başlaması: Doğum ağrıları ya da sancılar, ilk başta belde ve sırtta müphem, künt ağrılar şeklinde başlayabilir. Iki sancı arası başlangıçta uzun olup, zamanla kısalır. Anormal bir durum olmadığı sürece, sancılar sıklaşana kadar evde çekilebilir. Düzenli aralıklarla (5 -10 dakikada bir) gelen ve yaklaşık 30 saniye kadar süren sancıların varlığında hastaneye gitmek gerekir. Gelen ağrıyla birlikte karın üzerinde de bir kasılma hissedilecektir.

3. Su gelmesi: Bebeğin çevresini saran su kesesi, sancılarla birlikte artan rahim içi basıncı sonucu yırtılır ve içindeki su genişlemiş olan rahim ağzından geçerek boşalır. Ancak kimi zamanlar, doğum sancıları başlamadan da su kesesi yırtılabilir ve su boşalabilir. Gelen suyun miktarı rahim ağzındaki çıkışın ne kadarının gelmekte olan bebeğin başı ya da vücudunun diğer bir kısmı ile örtüldüğüne bağlıdır. Su gelmesi durumunda vakit geçirmeden hastaneye gitmek gerekir. Bu yolculuk esnasında annenin başı vücut seviyesinden aşağıda olmalı ve bel bölgesine yastık ya da benzeri bir şeyle destek yapılmalıdır.

· Doğumun evreleri:

1. Birinci evre: Ağrıların başlamasından rahim ağzının tam olarak açılmasına kadar geçen süredir. Bu evre ilk doğumlarda 10-12 saat kadar sürebilir. Kendi içinde durağan(latent) faz ve aktif faz olmak üzere ikiye ayrılır. Durağan faz aşıldıktan sonra ağrılar daha şiddetli ve etkin bir hal alır. Birinci evrenin sonunda rahim ağzı tam olarak açılmış ve bebeğin gelen kısmının geçebileceği çapa (10 cm) ulaşmıştır.

2. Ikinci evre: Rahim ağzının tam olarak açılmasından bebeğin doğumuna kadar geçen süreyi kapsar. Ilk doğumda yaklaşık olarak 1 saat sürer. Bu evrede sancılarla birlikte ıkınma hissi de gelir. Doğum eylemini takip eden doktor ya da ebe ıkınmaların zamanlaması konusunda hastayı yönlendirir ve böylece hastanın enerjisini gereksiz yere harcamasını engeller. Sancılar ve ıkınmaların yarattığı itici güçle bebek doğum kanalında ilerler ve bebeğin doğumu ile birlikte ikinci evre sona erer.

3. Üçüncü evre: Bebeğin doğumunu takiben plasentanın çıkmasını içeren evredir. Bebek doğduktan sonraki ilk yarım saat içinde plasenta rahim duvarından ayrılarak, aynen bir bebeğin doğumu gibi doğum kanalından geçer ve doktor tarafından alınır. Bu evrede anne çok hafif bir sancı ve ıkınma hissi duyar.

· Sezaryen

Sezaryen ameliyatı ya da kısaca sezaryen, doğum kanalı yerine, karından yapılan bir kesiyle rahme ulaşılarak bebeğin çıkarılması işlemidir. Sezaryen için genel, epidural vb. bir anestezi uygulanır. Anne ya da bebek açısından normal doğumun risk taşıyacağı düşünülen durumlarda uygulanır. Bir ameliyat olması açısından anne adayı tarafından korkutucu gelse de, modern tıbbın olanakları göz önüne alıdığında sezaryen çekinilecek bir işlem değildir. Tüm ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de sezaryen ameliyatlarının normal doğuma oranı son yıllarda artış göstermiştir. Bu durum, gelişmiş yöntemler sayesinde önceden olası sorunların saptanması kadar doktorların sezaryen endikasyonlarını geniş tutmasına da bağlanabilir.

· Ağrısız Doğum Yöntemleri

Analjezi, ağrının kesilmesi ya da giderilmesi, anestezi ise uygulanış biçimine göre yerel ya da genel olarak vücudun ağrı ve diğer uyaranlara karşı duyarsızlaştırılması anlamına gelir.Ağrılı bir olay olan doğumda, anestezi ya da ağrı giderilmesi büyük önem taşır. Gelişmiş pekçok merkezde, epidural anestezi denen yöntemle belden uyuşturucu bir ilaç verilmesi suretiyle doğum hiç ağrı duyulmadan gerçekleşir. Epidural anestezi için bele konan kateterden ara ara ilaç verilmek suretiyle doğuma kadar ağrısız bir dönem geçirilmesi sağlanır. Bu tür anestezi ile rahim kasılmaları ve hastanın istemli ıkınması engellenmediğinden doğum doğal seyrinde gelişir. Bebeğe hiçbir zararı olmayan ve deneyimli ellerde uygulandığında anne için de oldukça rahat olan epidural anestezi doğumda ağrı giderilmesi için tercih edilecek yöntemlerin başında gelir.

Damar yoluyla ilaç verilmesi ya da gaz solunması yoluyla yapılacak anestezi daha çok doğumun son evrelerinde uygulanır ve kısıtlı bir alana sahiptir. Doğuma yardım amacıyla forseps ya da vakum ekstraktörü gibi aletlerin kullanıldığı durumlarda tercih edilebilir.

Lokal anestezi, vücutta herhangi bir bölgenin yerel olarak uyuşturulması anlamına gelir. Doğumun son evrelerinde oldukça fazla gerilen doğum kanalından kaynaklanan ağrıların giderilmesi için uygulanabilir.



Bölüm Konuları
- Gebelik Öncesi Dikkat Edilecek Konular
- Gebelikte Bebeğin Gelişimi ve Annede Oluşan Değişiklikler
- Gebelik Muayeneleri ve Doğum Öncesi Bakım
- Yüksek Riskli Gebelikler
- Doğum
- Lohusalık Dönemi
- Gebelikte Beslenme


 
 
 
 

İşbu Sitenin tüm hakları saklıdır. Site içerisindeki resimler, yazılar kaynak gösterilse dahi, izin alınmadan başka sitelere, yazışma gruplarına, ticari yayınlara aktarılamaz, kopyalanamaz, internet ortamında ya da başka biçimde alenileştirilemez, basılıp çoğaltılamaz.

Telefon: (555) 234 55 77 - E-mail:info@kavaklideresaglik.com