Yüksek Riskli Gebelikler
Untitled Document

Düşük: Gebeliğin 20. haftadan ya da bebek 500 grama erişmeden önce sonlanması düşük olarak adlandırılır. Gebeliklerin ortalama % 15'i düşükle sonlanır. Oysa gerçek sayı bunun üzerindedir. Pek çok gebelik, kadın gebe kaldığını anlamadan kaybolur ve bu durum bir adet gecikmesi olarak değerlendirilir. Düşüklerin büyük çoğunluğu gebeliğin ilk üç ayında gerçekleşir ve nedeni de genellikle bebeğin gelişimini etkileyen kromozom anormalliği gibi faktörlerdir. Vajenden gelen kan, pıhtı, su ve beyaz parçacıklar ile karnın alt bölgesinde kramp şeklinde kendini gösteren ağrılar düşüğün habercisi olabilir. Bu gibi durumlarda doktorunuzla en kısa zamanda temasa geçip, önerilerine göre hareket etmek gerekir. Düşüğün kesinleşmesi durumunda doktorunuz, rahim içini tamamen temizlenmesi için küçük bir müdahalede bulunabilir. Düşükler ardarda tekrarlayıcı olmadığı sürece endişelenecek bir durum yoktur. Tekrarlayan düşükler yüksek riskli gebelikler kategorisinde ele alınmalıdır. Düşükten sonra kadın yeniden gebe kalmayı deneyebilir ancak arada en az 6 aya yakın bir sürenin bırakılmasında yarar vardır.


Dış gebelik: Normalde rahim içinde gelişmesi gereken gebeliğin, Fallop tüpleri (en sık), yumurtalıklar ya da karnın herhangi bir bölgesinde gelişmesi olayıdır. Bu tür gebelikler özellikle kanama yoluyla anne yaşamını tehdit eder ve acil müdahaleyi gerektirir.

Kansızlık (Anemi): Gebelikte kan hacmi ve kan hücreleri sayısında artış olur. Ancak hacimdeki artış, hücre sayısındaki artışa oranla daha fazla olduğundan, fizyolojik anemi olarak da bilinen göreceli bir kansızlığın gebelikte ortaya çıkması kaçınılmazdır. Buna kadınlarda oldukça sık rastlanan demir eksikliği ve gelişmekte olan fetusun ihtiyaçları da eklendiğinde gebelikte demir elementi ve beraberinde kan yapımında kullanılan vitamin desteğinin ne kadar vazgeçilmez olduğu ortaya çıkar.

Trofoblastik hastalıklar: Plasenta dokusundan kaynaklanan ve halk arasında “üzüm gebeliği” olarak da bilinen formla başlayıp, bir tür kanser olan “koriokarsinom”a kadar ulaşan cinsleri olan hastalıklar bütünüdür. Bebeğin eşi olarak da bilinen plasentadaki trofoblast adı verilen hücrelerin kontrolsüz olarak çoğalması nedeniyle meydana gelir. Gebeliğe ait tüm bulgular kimi zaman abartılı da olarak mevcuttur. Nadiren düzenli gelişim gösteren bir fetus da olabilir. Ilk üç ay içinde yapılacak olan bir ultrasonografi ile tanısı konur ve gerekli önlemler alınır. Genelde hastalığın selim olan türlerine rastlanır. Koriokarsinom yaklaşık 40.000 gebelikte bir görülür.

Preeklampsi: Halk arasında gebelik zehirlenmesi olarak da bilinir. Daha çok ilk gebeliklerde ve gebeliğin 20.haftasından sonra görülür. Çoğul gebeliklerde daha sıktır. Tansiyon yükselmesi, vücutta su toplanması ve idrarda protein kaybı ile karakterizedir. Şiddetli formlarında nefes almada güçlük, akciğerlerde su toplanması ve sara nöbetlerine benzer kasılmalara rastlanır. Tek ve kesin tedavisi doğumdur. Annenin hayatının tehlikeye gireceği düşünülen durumlarda gebeliğin sonlandırılması gerekebilir.

Şeker hastalığı: Şeker hastalığı (diyabet) ya da şekere karşı dayanıksızlık, daha önce hiçbir şikayeti olmayan bir kadında gebelik sırasında belirebileceği gibi, şeker hastası olduğu bilinen bir kişide de gebelik nedeniyle şiddetini arttırabilir. Gebelikte ilk kez ortaya çıkan tipi hemen daima gebeliğin sonlanması ile birlikte kaybolur. Kan şekerinin kontrol altına alınması koşulu ile gebelikte fazla soruna yol açmaz. Diyabet diyeti ve gerektiğinde insülin bu amaçla kullanılabilir. Kan şekerinin kontrol altına alınamadığı durumlarda annede şeker hastalığının bilinen etkilerine, fetusta ise bazı metabolik bozukluklara ve makrozomi de denilen irileşmeye neden olur. Halk arasında balaban ya da tosuncuk gibi ismlerle anılan bu bebeklerin doğumunda da güçlüklerle karşılaşılır.

Kan uyuşmazlığı: Annenin Rh (-) negatif, babanın da Rh (+) pozitif kan grubuna sahip olmaları durumunda ortaya çıkar. Böyle bir çiftin çocuğu, Rh pozitifliğini sağlayan gen baskın olduğundan büyük bir ihtimalle Rh (+) kan grubunda olacaktır. Fetusun kanı plasentayı aşarak anneye geçtiğinde fetusdaki pozitif gruptaki kan hücrelerine karşı antikor adı veren maddeler üreiltmeye başlanır. Ancak bu antikorlar genelde bir sonraki gebelikte aktif hale geçerek, fetusun pozitif gruptaki kan hücrelerine saldırmaya başlar ve oldukça şiddetli, öldürücü olabilecek bir çeşit kansızlığa yol açarlar. Işte bu nedenle kan uyuşmazlığı ilk gebelikte ortaya çıkmaz diye bilinir ve ilk gebelik esnasında ve doğumdan hemen sonra özel bir ilacın uygulanmasıyla sonraki gebeliklerde de ortaya çıkması engellenir. Kan uyuşmazlığı olan bir kadın, gebe kaldığı andan itibaren sürekli bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanının kontrolü altında olmalı ve gebelik döneminde ortaya çıkabilecek kanama vb. durumlarda da bu ilacı doktorunun önerisiyle yaptırması gerektiğini unutmamalıdır.

Çoğul gebelikler: Yaklaşık her 90 gebelikten biri ikiz, her 10.000 gebelikten biri üçüz ve her 750.000 gebelikten biri de dördüzdür. Üremeye yardımcı tedavi yöntemlerinin kullanıldığı durumlarda çoğul gebelikler oldukça sık karşımıza çıkar. Çoğul gebelikler her zaman riskli gebelik kategorisinde değerlendirilirler. Bu gebeliklerde erken doğum ihtimali artmış olup, gebeliğin diğer komplikasyonları (preeklampsi gibi) daha sık görülür. Annenin gebeliğe ait yakınmaları, özellikle gebeliğin son dönemlerinde, daha fazla artar. Çoğul gebeliklerde doğum şekli esas olarak bebeklerin rahim içindeki duruşları göz önüne alınarak belirlenir.

Rahim ağzı yetmezliği: Normal bir gebelik esnasında rahim ağzı, doğum eylemi başlayana kadar kapalıdır. Rahim ağzı yetmezliği olan kadınklarda ise özellikle gebeliğin ikinci üç aylık döneminde değişik derecelerde açıklık farkedilir. Bu durum özellikle belirtilen dönemde tekrarlayıcı gebelik kayıplarına yol açıyorsa, gebeliğin ikinci üç aylık dönemine girilirken rahim ağzını torba gibi sıkacak dikiş atılmasına gerek vardır.

Bölüm Konuları
- Gebelik Öncesi Dikkat Edilecek Konular
- Gebelikte Bebeğin Gelişimi ve Annede Oluşan Değişiklikler
- Gebelik Muayeneleri ve Doğum Öncesi Bakım
- Yüksek Riskli Gebelikler
- Doğum
- Lohusalık Dönemi
- Gebelikte Beslenme


 
 
 
 

İşbu Sitenin tüm hakları saklıdır. Site içerisindeki resimler, yazılar kaynak gösterilse dahi, izin alınmadan başka sitelere, yazışma gruplarına, ticari yayınlara aktarılamaz, kopyalanamaz, internet ortamında ya da başka biçimde alenileştirilemez, basılıp çoğaltılamaz.

Telefon: (555) 234 55 77 - E-mail:info@kavaklideresaglik.com