Gebelik Öncesi Dikkat Edilecek Konular
Untitled Document

Gebeliğin ilk adımı ve en doğru yolu onu önceden tasarlamaktır. Günümüzde eskiye oranla daha fazla oranda kullanılan doğum kontrol yöntemleri sayesinde, bilinçli çiftler çocuk sahibi olabilecekleri en uygun zamanı planlayabilirler.Gebeliğin hem erkek hem de kadın tarafından istenmesi, gebelik süreci içinde ortaya çıkması olası sorunların çözülmesinde oldukça büyük yarar sağlar. Gebelik kararı verilmeden önce gözönüne alınması ve bilinmesi gereken diğer noktalar kısaca şunlardır:


Gebelik için en uygun yaş

Bir kadının doğurganlığının en yüksek olduğu dönem yirmili yaşların başıdır. Genel olarak 20 - 30 yaş aralığı gebelik için en uygun dönem olarak bilinir. 35 yaşın üzerindeki gebelerde problemlerin çoğaldığı ve özellikle Down sendromlu (Mongol) bebek doğurma riskinin arttığı bilinmesine karşın titiz bir gebelik takibiyle bu gibi riskler en aza indirgenmeye çalışılır. Aynı şekilde 18 yaş öncesi kadınlarda fazla olan gebelik kayıpları ve düşük ağırlıklı bebek doğurma riski de annenin sağlığına göstereceği özen ve sıkı bir doktor takibi ile azalır.


Akraba evliliği ya da eşlerin herhangi birisinin ailesinde kalıtsal bir hastağın varlığı

Bu soru, akraba evliliklerinin çok olduğu ülkemizde ayrıca bir önem kazanmaktadır. Kalıtsal hastalıklar tiplerine göre bebeğe değişik geçiş özellikleri taşıdığından, böyle bir hastalığın varlığında aile, gebelik öncesinde “Genetik Danışmanlık” hizmeti almalı ve muhtemel bir gebelikteki hastalık riski saptanarak buna göre davranılmalıdır. Bu nedenle doktora başvuru mutlaka gereklidir. Yakın akraba evliliklerinde eğer ailede genetik bir problem varsa eşlerin her ikisinin de taşıyıcı olması ve bu nedenle de doğacak bebeğe sorunu taşıyarak bebekte hastalığın ortaya çıkma riskinin artması söz konusudur

Anne adayında kronik bir hastalığın varlığı

Yüksek tansiyon, şeker, sara vb. hastalıkların pekçoğunda ilaç kullanımı söz konusudur. Bu ilaçlar gebe kalmayı etkileyebileceği gibi, anne karnındaki bebeğe zarar verebilir ya da gebelik, bu gibi hastalıkların varlığında anne adayının sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir. Kronik hastalığı olan bir anne adayının gebe kalmadan önce doktorla görüşmesi ve gerekli önlemlerin alınması şarttır.

Mikrobik hastalıklara karşı bağışıklık durumunuzun önemi

Annenin gebeliğin ilk üç ayı içerisinde geçirebileceği bazı mikrobik hastalıklar, bu dönemde bebeğin iç organları geliştiği için, bebekte önemli bozukluklara neden olabilir. Kızamıkçık ve daha çok çiğ sebze ve etten geçen Toxoplasmosis bunların içinde en önemlileridir. Bu gibi hastalıklara karşı bağışıklık durumunuz gebelik öncesinde belirlendiğinde, kızamıkçık’ta olduğu gibi aşı yapılarak gebeliğe daha emin olarak hazırlanabilirsiniz. Eğer önceden kızamıkçık ya da toxoplazmosis geçirmiş iseniz bunlara karşı bağışık olduğunuzdan endişe etmenize gerek kalmayacaktır.

Gebeliğinizi olumsuz etkileyebilecek çevre koşulları ya da kötü alışkanlıklar

Gebe kalmanızı engelleyebilecek ya da gebelik için zararlı olduğu bilinen radyasyon, ağır metaller, kimyasal maddeler vb. koşulların olduğu bir iş yerinde siz ya da eşiniz çalışıyorsa, gebeliğin tasarlandığı andan itibaren bu gibi etkenlerden uzakta olacağınız bölümlere geçmeyi talep etmelisiniz. Alkol, sigara ve uyuşturucu maddelerin gebeliği olumsuz yönde etkilediği bilindiğinden, bunların da gebe kalınmadan önce bırakılması gerekir.

Beslenme ve kilo ile ilgili bir sorunun varlığı

Gebe kalmadan önce kilonuzun boyunuzla orantılı bir düzeyde kalmasını sağlamalısınız. Çok zayıf olmak da çok kilolu olmak kadar gebelik için doğru değildir. Bundan dolayı özellikle taze sebze ve meyvelerin çoğunlukta olduğu, protein, karbohidrat ve yağların doğru oranda alındığı bir beslenme rejimini takip etmek gerekir. Doğru ve dengeli bir beslenme ile hem gebe kalma hem de sorunsuz bir gebelik dönemi ardından sağlıklı bir bebek doğurma olasılığınız artar.

Bebeğin cinsiyeti önceden belirlenebilir mi?

Çocuk sahibi olmaya karar veren her çiftin aklına gelen sorulardan biri de doğacak bebeğin cinsiyetinin önceden belirlenip belirlenemeyeceğidir. Bilindiği gibi bebeğin cinsiyetini babadan gelen spermin taşıdığı kromozomlar belirler. Eğer yumurtayı dölleyen sperm Y kromozomu taşıyorsa bebek erkek, X kromozomu taşıyorsa bebek kız olur. Cinsiyetin önseçimi için tarih boyunca gerek bilimsel gerekse halk arasındaki söylentilere dayanan pekçok hipotez ileri sürülmüştür. Folklorist yöntemlerin etkili olması her ne kadar beklenmiyorsa da, bugüne değin denenen bilimsel yöntemlerin de aynı derecede etkisiz olduğu ortaya çıkmıştır. Bebeğin cinsiyetinin kontrolü için yakın zamanda geliştirilen pekçok çalışma özellikle X veya Y kromozomu taşıyan spermlerin ayrıştırılmasına odaklanmıştır. Bunların pekçoğu, çalışmayı ortaya koyan ve yürütenler tarafından çok fazla ileriye çıkartılıyorsa da, hiçbirinin üstünlüğü ne tam olarak kanıtlanabilmiş ne de herhangi biri büyük taraftar toplayabilmiştir.

Bir çiftin erkek çocukları olma olasılığı, %50’den biraz fazladır. Dünyada, her 100 kıza karşılık 106 erkek çocuk doğmaktadır. Ama erkek çocuklarda çeşitli hastalıklar nedeniyle bebek ölüm oranı daha yüksek olduğundan, kızların sayısı kısa sürede erkeklerinkini aşmaktadır.

Bölüm Konuları
- Gebelik Öncesi Dikkat Edilecek Konular
- Gebelikte Bebeğin Gelişimi ve Annede Oluşan Değişiklikler
- Gebelik Muayeneleri ve Doğum Öncesi Bakım
- Yüksek Riskli Gebelikler
- Doğum
- Lohusalık Dönemi
- Gebelikte Beslenme


 
 
 
 

İşbu Sitenin tüm hakları saklıdır. Site içerisindeki resimler, yazılar kaynak gösterilse dahi, izin alınmadan başka sitelere, yazışma gruplarına, ticari yayınlara aktarılamaz, kopyalanamaz, internet ortamında ya da başka biçimde alenileştirilemez, basılıp çoğaltılamaz.

Telefon: (555) 234 55 77 - E-mail:info@kavaklideresaglik.com