Radyodtodiagnostik
Radyoloji veya radyodiagnostik veya halk arasında eskiden kullanılan şekliyle röntgen doktorluğu, hastalıkların tanısı için yıllardır hizmet veren bir tıp alanıdır. Yirmi yıl öncesine kadar sadece röntgen cihazlarıyla verilebilen bu hizmet, artık çok çeşitli ve gelişmiş aletler kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Radyolojinin tıbbın en hızlı ilerleyen dalı olduğu söylenebilir. Hızlı gelişmeyle birlikte bir çok yeni kavramda karşımıza çıkmaya başlamış ve insanların kafalarında soru işaretleri oluşmasına neden olmuştur.

Radyoloji bölümümüzde yapılan tetkikler;

-Röntgen

-Mammografi

-Kemik dansitometri

-Ultrasonografi

-Renkli Doppler US

KEMİK DANSİTOMETRİ

Menopoz ile kendini gösteren kemik kırılmaları riski, osteoporoz tanısı ile konur. Özellikle ailede osteoporoz hastalığının varlığı, kemik mineral yoğunluğu ölçümünün önemini artırır. Kemik mineral yoğunluk ölçümü, hiçbir hazırlık gerektirmeden, vücuda bir zarar vermeden, özel bilgisayar programı ve hassas ölçüm yapan dansitometri cihazlarıyla yapılmaktadır. Bu yöntemle vücudunuzdaki kemik yoğunluğu ölçülerek kemik erimesi riski tespit edilmektedir. Erken teşhis sayesinde, ileri yaşlarda ciddi ve yaşamsal problemlere yol açan kırıkların oluşması önlenebilmektedir.


MAMMOGRAFİ

Mammografi meme dokusunun röntgen ışınlarıyla görüntülenmesidir. Genel amaçlı radyoloji tüplerinde değişiklikler yapılmayı, bunun sonucunda hastanın daha az radyasyon alması sağlanmıştır. Kullanılan cihaza bağlı olarak otururken veya yatarken memenin değişik yönlerden görüntüleri alınır. Çekim esnasında memenin komprese edilmesine bağlı rahatsızlık hissi oluşabilir. Mamografi belli yaştan sonra tarama testi olarak, memede bir kitle ele geldiğinde, meme başında akıntı görüldüğünde, meme başının çekintiye uğramasında, meme derisindeki değişikliklerde, meme biopsisinde lokalizasyon amacıyla kullanılabilir. Kadınların 70 yaşına kadar %13'nde meme kanseri çıkma riski bulunmaktadır. Meme kanseri erken teşhis edilirse büyük oranda (%80-90 arası) tedavi edilebilir. Bu nedenle mamografinin meme kanserinin erken teşhisinde bir tarama testi olarak önemi büyüktür. Amerikan Kanser Derneği 40-49 yaşları arasında 2 yılda bir, 50 yaşın üzerinde her yıl mamografi çekilmesini önermektedir.

ULTRASONOGRAFİ (USG)

Ultrason, insan kulağının işitemiyeceği kadar yüksek frekanslı ses dalgalarını kullanarak iç organları görüntüleyen bir tanı yöntemidir. Ultrasonda radyasyon kullanılmaz. Bu nedenle gebelerde ve bebeklerde rahatlıkla kullanılabilir. Cihazdan gönderilen ses dalgaları, hasta vücudundan yansıdıktan sonra gene aynı cihaz tarafından algılanır. Yansıma farklılıkları organdan organa değişir. Bu nedenle farklı yansımaların olduğu yapılar, farklı görüntüler verirler. Normal yapılar içindeki bir ur ya da kist, ses demetlerini farklı yansıttığı için farklı yapıda gözlenir ve tanı konulur. Görüntü oluşturulması sırasında "prob" hasta vücudunda gezdirilirkrn, altında kalan bölümün kesit görüntüleri, hareketli organlar gibi ekranda kayar. Bu esnada radyolog tanı koyar. Elde edilen görüntülerin tanıda çok fazla bir katkısı yoktur.

Ultrason hangi amaçlarla (endikasyonlar) yapılır ? Ultrason çoğunlukla karaciğer, safra kesesi, pankreas, dalak, böbrekler, mesane, yumurtalıklar ve rahim gibi karın içi organların görüntülenmesi ve anne karnındaki bebeğin değerlendirilmesi için kullanılır. Karaciğer ve dalak gibi karın içi organların büyümesi, safra kesesi ve böbrek taşları, apandisit, yumurtalık kistleri, karın içindeki tümörler ve anne karnındaki bebeğin sakatlıkları ultrason ile teşhis edilebilen hastalıklardan bazılarıdır.

Ultrason çekilmesi için hazırlık gerekir mi ? Karın içindeki organların ultrasonu için hastanın aç karna olması gerekir. Ayrıca mesane, yumurtalıklar ve rahimin incelenmesi içn hasta idrarına sıkışık olmalıdır. Bunun dışında başka bir hazırlık gerekmez.

Ultrason nasıl çekilir ? Hasta sırtüstü yatar. Cilt üzerine jel sürülür. "Prob" adı verilen cihaz ile karın içindeki organlar cilt üzerinden incelenir.

Yan etkileri nelerdir? Bugüne kadar gebelikte ve diğer incelemelerde gösterilebilen bir yan etkisi yoktur.

DOPPLER ULTRASONOGRAFİ
Doppler Ultrasonografi yöntemi ile bir organın veya damarının kan akımını inceleyebiliriz. Kan akımının miktarı, akımı engelleyen yapı varlığı, akımın normal yönde olup olmadığı değerlendirilebilir. Akan kan, kırmızı ya da mavi renk şeklinde gözle görülebilir. Akan kanın miktarı ile ilgili ölçümler yapılabilir. Bu esnada cihazdan kalp atışlarına benzer sesler duyulur. Cihazın çalışma prensibi, sesin hareket eden yapılardan yansırken frekans değişikliği göstermesidir. Doppler incelemeleri, normal ultrasonografi cihazları ile yapılır. Ancak bunlarda farklı bilgisayar donanımı mevcuttur.


 
 
 
 

İşbu Sitenin tüm hakları saklıdır. Site içerisindeki resimler, yazılar kaynak gösterilse dahi, izin alınmadan başka sitelere, yazışma gruplarına, ticari yayınlara aktarılamaz, kopyalanamaz, internet ortamında ya da başka biçimde alenileştirilemez, basılıp çoğaltılamaz.

Telefon: (555) 234 55 77 - E-mail:info@kavaklideresaglik.com