Üroloji
Untitled Document

Nadir IVF merkezinde bulunabilecek kadar infertilite (çocuksuzluk) alanında deneyim kazanmış ekibimiz, testisten , testis kanallarından sperm bulma, biopsi alma, varikosel (damar genişlemesi) operasyonları ve erkek infertilitesi ile ilgili tüm medikal (ilaç) ve cerrahi tedavileri başarı ile gerçekleştirmektedir.

Çocuk tedavisinin yanısıra; böbrek-mesane taşları, genital organ yaralanmaları, prostat ve işeme zorluğu operasyonları, sünnet, doğuştan gelen cinsel organ şekil bozuklukları üriner sistem kanserleri alanında da sayın hastalarımıza hizmet sunan doktorlarımızı 0312 466 33 66 Dahili:1100 numaralı telefondan arayıp her konuda bilgi alabilirsiniz.

ERKEK İNFERTİLİTESİ

Sistemik ve çevresel saldırılara açık olan testisler erkeğin çocuk sahibi olmasında yaşamsal bir rol oynarlar. Bu rolün anlaşılması erkek infertiletisinin tedavisi için başvuran sürekli artan sayıda erkeğin kompleks değerlendirme ve tedavi sürecinin önemli bir parçasıdır. İnfertilite sorunu ile karşılaşan çiftlerin %30’unda yalnızca erkeğe ait önemli bir faktörü ve %20’sinde hem erkek hem kadına ait faktörlerin birlikteliği vardır. Dolayısı ile bütün kısır çiftlerin %50’sinde üreme yetersizliğine katkıda bulunan anormal bir erkek faktörü vardır.

Doğum kontrol yöntemleri kullanmaksızın, özellikle ovulasyon dönemine denk gelen günlerde düzenli ilişkiye girmelerine rağmen 1-1.5 yıl içerisinde bebekleri olmuyor ise kısırlık tetkiklerinin yapılması gerekmektedir. Erkeklerde bu amaçla yapılacak ilk değerlendirme yöntemi semen analizidir. Tercihan 3-5 günlük bir cinsel perhiz dönemini takiben 2 veya 3 kez spermogram yapılarak erkeğin sperm durumunun ortaya konulması gerekmektedir.

İnfertilite ile başvuran erkeklerin çoğunda idyopatik (bir nedene bağlanamayan) oligoastenoteratozospermi mevcuttur. Bununla birlikte infertilite süresi, önceki gebelikler, bayan partnerin yaşı, sperm kalitesinden daha önemli gebelik belirleyicileridir. Kısırlığı olan erkeklerin değerlendirilmesi bu konuda deneyimli ürologlar tarafından yapılmalıdır. Dikkatli bir öykü ve fizik muayene erkek hastaların değerlendirilmesinin emelini oluşturmaktadır.

TEDAVİ

Erkek infertilitesinin tedavisi için bugüne kadar çok değişik ilaç rejimleri kullanılmıştır. Bununla birlikte herhangi bir tedavinin etkinliği o süre zarfında olabilecek spontan gebelik olasılığı ile karşılaştırılmalıdır. Ampirik ilaç tedavilerinin etkinliği çoğu zaman bilimsel veriler ile desteklenememektedir. Bu amaçla, uygun endikasyonla kullanılmak kaydı ile etkinliği gösterilmiş çok az ilaç vardır.

Erkeklerin muayenesi sırasında en sık karşılaşılan patoloji varikosel denilen testisin venöz dolaşımını sağlayan damarlarda genişleme olmasıdır. Varikosel tanısı şüpheli ise renkli Doppler ultrasonografi ile tanı desteklenir ancak özellikle belirgin olarak saptanan varikosellerin tedavisi gerekmektedir. Toplumdaki erkeklerin %15’inde bu probleme rastlanırken, çocuğu olmayanların %35’inde, daha önceden çocuk sahibi olup sonradan olmayanların ise %60’ında bu probleme rastlanmaktadır. Varikosel çok değişik mekanizmalar ile testisin sperm üretme kabiliyetini bozmaktadır. Bu olgularda hasta ile etkinlik ve sonuçları konuşularak varikosel ameliyatı yapılmaktadır.

Sperm kalitesi, sayısı ve hareketliliği birçok nedenle bozulabilir. Bunlar arasında çocukluk çağında inmemiş testis ve fıtık nedeni ile yapılmış olan operasyonlar, orşit,epididimit, prostatit ve üretrit gibi iltihabi durumlar sayılabilir.

İdyopatik oligoastenoteratozospermisi olan olguların yardımcı üreme teknikleri ile eğer eşlerinde de sorun yok ise bebek sahibi olmaları olasılığı yüksektir. Bir de semen analizinde hiç sperm olmayan ve bizim azospermi diye isimlendirdiğimiz diğer bir grup hasta vardır ki bunlar da durum daha karmaşıktır. Azospermi iki nedenle ortaya çıkmaktadır: Sperm iletim yollarındaki tıkanıklığa veya testisin yetersiz sperm üretimine bağlı olarak. Bu iki nedenin ayırımında testis muayenesi esası oluşturmaktadır. Olguların önemli bir bölümünde vaz deferensler doğuştan oluşmamıştır ve bu durum muayene sırasında kolaylıkla saptanabilmektedir. Yine tıkanıklığa bağlı azospermilerde testis büyüklükleri çoğu zaman normale yakın, epididimler dolgundur. Tıkanıklığa bağlı durumda mikroenjeksiyon yöntemi ile çok yüz güldürücü sonuçlar elde edilmektedir çünkü bu olgularda sperm elde etme şansı %100’e yakındır. 

Tıkanıklığa bağlı olmayan azospermi olguları erkek infertil hastalar arasında en sıkıntılı grubu oluşturmaktadır. Burada yanıtı aranan soru testisin herhangi bir bölgesinde biyopsiler ile sperm bulunup bulunamayacağıdır. FSH düzeyi, testis volümü gibi çeşitli parametreler kullanarak testis içerisindeki sperm varlığı öngörülmeye çalışılmış ancak güvenilir bir faktör bulunamamıştır. Sertoli-cell only sendrom, tam skleroz, maturasyon arresti, hipospermatogenez ve bunların kombinasyonu bu testislerden alınan biopsi sonucu karşılaşılan histolojik tanılardır. Tıkanıklığa bağlı olmayan azospermi durumlarında testis biyopsileri ile testisin küçük bir köşesinde sperm üreten bir odak bulma şansı histolojik tanıya bağlı olarak değişkenlik göstermekle birlikte ortalama %50-60’dır.

TESTİSDEN SPERM ELDE ETME YÖNTEMLERİ

PESA(perkütan epididimal sperm aspirasyonu), MESA (mikrosurgikal epididimal sperm aspirasyonu): Obstrüktif azospermide genellikle partnerler hazırlandıktan sonra lokal anestezi altında yapılır. Çoğu zaman PESA ile yeterli sperm elde etmek mümkün olmaktadır.

TESE (testiküler sperm elde etme): ICSI ile kombine edilerek azospermik erkeklerde epididimden hiç sperm alınamadığı zaman kullanılır. Epididimi hiç bulunmayan veya önceki cerrahi girişimlerden kalmış masif skarlaşması olan hastalarda testise genellikle açık bir biyopsi yapılır. Testis dokusu bir sperm hazırlama ortamında ince kesitlere ayrıldıktan sonra mikroskop kılavuzluğunda mikro-pipet ile sperm seçilir.

Veziküla seminalis aspirasyonu: Spinal kord yaralanması veya distal ejakulatör kanal tıkanıklığı olan hastalarda sperm elde etme için kulanılabilir. Transrektal ultrasonografi ile yapılmaktadır.

Vazal aspirasyon: Nöroljik ejakulasyon bozukluklarında çok sayıda sperm elde etmek mümkün olmaktadır.

Testiküler ince iğne aspirasyonu: Lokal anestezi altında 20 G iğne ile testise giriş yapıldıktan sonra ışınsal olarak değik yönlerde devamlı aspirasyon yapılır.Obstrüktif olmayan olguların %26-54’ünde bu yöntemle sperm elde edilmektedir. Bu yöntem ile sperm elde edilemez ise TESE yöntemine geçilmelidir.

Mikroskopik TESE: 15-25 büyütme altında sperm içeren daha opak ve dilate tübüllerden sperm bulma esasına dayanmaktadır. Sperm bulma oranının TESE’ye göre daha yüksek olduğunu belirten araştırmalar mevcuttur.

 


 
 
 
 

İşbu Sitenin tüm hakları saklıdır. Site içerisindeki resimler, yazılar kaynak gösterilse dahi, izin alınmadan başka sitelere, yazışma gruplarına, ticari yayınlara aktarılamaz, kopyalanamaz, internet ortamında ya da başka biçimde alenileştirilemez, basılıp çoğaltılamaz.

Telefon: (555) 234 55 77 - E-mail:info@kavaklideresaglik.com